VETERİNER HALK SAĞLIĞINA GİRİŞ

 Veteriner HalkSağlığının 21. yy’daki Faaliyet Alanları 

            WHO tarafından yapılan çalışmalarda 21.  yy’ da  sağlık  hizmetlerinin  herkese  ulaştırılması  amaçlanmaktadır. Bu  amacın  gerçekleştirilmesi  için  iki  yol  izlenmektedir. Bunlardan  birincisi ; sağlığı  insan  gelişiminin  merkezi  olarak görmek  ikincisi  ise ; insanların  sağlık  ihtiyaçlarının  karşılanmasını  sağlayacak  sürekli  sağlık  birimlerinin  kurulmasıdır. Yaklaşık  20  yıldır  bu amaç  doğrultusunda  özel  sağlık  birimlerinin  önemli  çalışmaları olmuştur. Ancak  sektörler arası  yardımlaşmayı sağlayamayan  politik  kararlar  bu  alanda  daha  fazla  yolun  katedilmesini  engellemiştir. VPH (Veterinary Public Health – Veteriner Halk Sağlığı – VHS ) ‘ nın  uluslararası  sağlık  gündemindeki  görevi,  her  bireye  gerekli  sağlık  hizmetlerinin  ulaştırılmasında  etkili  olabilecek  aktiviteler  geliştirmesidir. Önümüzdeki  25  yıl içerisinde  özellikle  Veteriner  Hekim  ve  Doktorların  çalışma  alanlarını  etkileyecek  önemli  değişiklikler  beklenmektedir.

              Veteriner Halk Sağlığı, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) nün bu konuda çalışan uzmanları tarafından ;

“ insan sağlığını korumaya ve geliştirmeye yönelik halk aktivitelerinde kullanılan veterinerlik yeteneklerinin bir bileşimi”

olarak tanımlanmıştır.

Veteriner  Halk  Sağlığı sadece gıda güvenliğini kapsamadığı gibi insan, çevre  ve  hayvan  üçgeniyle  birlikte  yaptığı  çalışmalar  ile  halk  sağlığına  da  katkıda  bulunmaktadır. Bu nedenle WHO’ ü araştırma grubu VPH ve faaliyet alanlarının üzerinde ciddi bir şekilde durarak tekrar tekrar önemini vurgulamıştır. Çünkü VHS faaliyetleri, doğrudan bireye yönelik hizmet götüren diğer halk sağlığı faaliyetleriyle birlikte çalışmak zorundadır. VHS’nin faaliyet alanı oldukça bilimsel olup sadece veterinerleri kapsamaz, aynı zamanda doktorlar, hemşireler, mikrobiyologlar gibi hayvan kaynaklı hastalıkların tedavi ve korunmasına katkıda bulunan herkesi içine alır. VHS hizmetleri, faaliyeti özellik ve kariyer yönünden tamamen insan sağlığına yönelik halk sağlığı hizmetleri bünyesinde oluşturulursa, tüm veteriner programları, bilgi ve birikimleri uygun bir şekilde halk sağlığı sorunlarının halli için kullanımları mümkün olacaktır. Aksine kullanılması halinde halk sağlığının sorunlarının halli için kullanımı mümkün olamayacaktır. Ülkemize baktığımızda her ne kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde AB çalışmaları doğrultusunda  Veteriner Halk Sağlığı departmanı kurulmuş olmakla beraber yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Temel Sağlık Hizmetleri içinde yer alan halk sağlığı hizmetlerinin bir bütün oluşturması ve Temel Sağlık Hizmetlerinin, multi disipliner koruyucu hekimlik hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı bünyesinde toplanmış olması nedeniyle koruyucu hekimlik hizmetlerinde çok önemli bir yere sahip ve bir parçası olan Veteriner Halk Sağlığı departmanının Sağlık Bakanlığı bünyesinde olması gerekmektedir.

             1999  yılında  İtalya ‘ nın  Teramo  kentinde  düzenlenen  “ Veteriner  Halk  Sağlığı ‘ nın  gelecekteki  Trendleri  “  konulu  bir  seminerde ve ayrıca WHO ‘de düzenlenen toplantılarda; Veteriner Halk Sağlığı kavramının veterinerlik biliminin insanın mantıksal, fiziksel ve sosyal yapısına olan katkıların tümü olarak tanımlanmıştır. İnsan  sağlığı  hayvan  üretimi  ve  hayvan  sağlığı  ile yakından  ilgilenmektedir. Hayvanların  ulaşım  aracı  olarak  kullanıldığı, etinden, yününden  yararlanılan  kırsal  kesimlerde  insan, hayvan  ve  çevre  arasındaki  bağlantıyı  daha  net  görebiliriz. Ancak, gelişmiş  ülkelerde  ve gelişmekte  olan  ülkelerde  bu  ilişki  ciddi  ekonomik  kayıplara  neden  olabilecek  önemli  riskler  de  taşımaktadır. Hayvandan İnsana geçebilen ve Zoonoz  olarak  bilinen  hastalıkların  çoğu  hayvanlardan  insanlara  bulaşır. Bu nedenle WHO ‘daki  VHS  programının  zoonoz , halk  sağlığı , gıda  güvenirliği  gibi  konuları  içine  alması  FAO ve O.I.E ( Dünya  Hayvan  Sağlığı  Örgütü )  ile  birlikte  çalışmasına  zemin  hazırlamıştır. Ayrıca bu konuda WHO ‘ya  bağlı olarak   üniversiteler, kurumlar ve  endüstriyel kuruluşlarla  birlikte  çalışılmaktadır. Veteriner  Hekimlik Mesleğinin faaliyetlerine ve bugüne kadar verdiği hizmetlere baktığımızda, insan  sağlığını  geliştirmeye  yönelik  çalışmalarda  bulunmuş  bir  tarihe  sahip olduğu gözümüze çarpar. Veterinerlik bilimi, hayvan sağlığı ve üretiminin yanında halk sağlığıyla ilgili temel fonksiyonları gerçekleştirebilen ve halk sağlığına aşağıdaki alanlardaki faaliyetleriyle doğrudan etki eden bir bilim dalıdır.

Geride  bıraktığımız  10  yıl  içerisinde  insanoğlunda  ortaya  çıkan  hastalıkların  % 75 ‘nin  herhangi  bir  hayvandan  ya  da  hayvansal  üründen  bulaşan  patojenlerden  kaynaklandığı  ortaya  çıkmıştır. Bu  hastalıkların  çoğu  geniş  bir  alana  yayılabilir  ve  uluslararası  bir  probleme  yol  açabilir niteliktedir. Bunun  yanında  gelişmekte  olan  dünyamızda  Kuduz, Brucellosis  gibi  hayvandan  insana  bulaşan  hastalıklar  özellikle  yoksul  aileleri  etkilemektedir. Bu  hastalıklar, her  yıl  çok  sayıda  kişinin  ölümüne  ve  hastalığa  yakalanmasına  neden  olmaktadır. Tüm bu gelişmeler önümüzdeki yıllar içerisinde hayvan ve insan hekimliği arasındaki ilişkiyi daha da güçlendirmeye yönelik bir ihtiyaç olarak ortaya çıkacaktır. Örneğin; İnsanlara hastalık bulaştıran 1700 taşıyıcının en az yarısının bir hayvan ya da böcek olduğu bilinmektedir. Bu aynı zamanda bir çok önemli enfeksiyonlar için de geçerlidir ya da öyle görünmektedir. Bu nedenle VHS’ nin faaliyet alanı oldukça bilimseldir. Sadece veterinerleri kapsamaz, aynı zamanda doktorlar, hemşireler, mikrobiyologlar gibi hayvan kaynaklı hastalıkların tedavi ve korunmasına katkıda bulunan herkesi içine alır. VHS, hayvansal ürünlerden kaynaklanabilecek hastalıklara yakalanma riskini azaltarak insan sağlığına doğrudan katkıda bulunur. Hayvanlardan insanlara geçen, taşıyıcıların neden olduğu hastalıkları buna örnek olarak verebiliriz.Veterinerlik bilimi, hayvan sağlığını geliştirerek tüm dünyadaki giyim, gıda, ulaşım gibi ihtiyaçlarımızın büyük bir kısmını da karşılamamıza yardımcı olur. Hayvan sağlığının geliştirilmesi, hayvansal ürünlerin kalitesi ve miktarını da arttırır. Bu özellikle hayvansal ürünlerin temel gıda maddesi olduğu gelişmekte olan ülkelerde önemlidir. Çünkü hayvan sağlığı geliştirilerek hayvansal ürün gıdaların mikro protein miktarıda artar, ayni zamanda hayvanların gübresinden ve gücünden yararlanarak küçük çiftliklerdeki üretim de artar. Hayvan Sağlığı alanındaki gelişmeler, bütün ülkelerde hem ulusal hem de yerel gıda güvenliğine katkıda bulunur.

       VHS’ nin asıl faaliyet alanları 

Teşhis, müşahadede tutma, kontrol, korunma, gıdaların korunması, laboratuarların denetlenmesi, biyomedikal araştırmalar, sağlık eğitimi ve yaygınlaştırılması, tıbbi buluşlar ve biyomedikal ürünlerin üretimi ve kontrolüdür. Bunların yanı sıra VHS’ nin faaliyet alanları evcil ve vahşi hayvanların neslini, içme sularını, çevreyi korumaya çalışan yönetimleri ve halk sağlığı birimlerini de içine alabilmektedir.   VHS’ nin halk sağlığına bulunacağı katkıları şöyle sıralayabiliriz: 

  • Tetkik, epidemiyoloji ve hayvan kaynaklı olmayan bulaşıcı hastalıkların kontrol altına alınması.
  • Hayvan terapilerini içinde barındıran, sosyal, mantıksal ve davranışsal yönden insan-hayvan ilişkilerine.( Son yıllarda bazı Avrupa ülkeleri sosyal güvenlik sistemindeki sağlık harcamalarını azaltabilmek için bazı  tedavilerde hayvanlardan yararlanma  yoluna gitmektedirler )
  • Sağlık standartlarını yükseltmeyi de içine alarak epidemiyolojik ve bulaşıcı olmayan hastalıklardan korunma çalışmalarına.
  • Akademik, özel sektör ve devlet enstitü yönetimlerine katılımı.
  • Halk sağlığı programları ve  sağlık hizmetlerini geliştirmeye yönelik kullanılacak risk analizi, sağlık ekonomisi gibi yöntemlerin maliyetlerinin hesaplanmasına. ( Sosyal güvenlik yasasının sil baştan görüşülmekte olduğu şu günlerde sosyal güvenlik kuruluşlarındaki tedavi giderleri sağlık ekonomisi ve koruyucu hekimlik yönünden ele alınması gerektiğinden çok önemlidir )
  • VHS hizmetlerini geliştirmenin sosyal amacı; özellikle veterinerlik hizmetlerinden mahrum kalmış, ancak bunun yanında hayvanlardan kaynaklanan veya kaynaklanabilecek hastalıkları engellemede büyük bir potansiyele sahip kırsal kesimde yaşayan kadınlara yönelik faaliyetler.

          VHS, halk sağlığının analiz ve tasarımını içine alan, ayni zamanda hayvanlarla ilgili olmayan alanlara da katkıda bulunur. Bu tip programlar, gelişmiş ülkelerde ulusal ve yerel düzeyde ele alınma sıyla geliştirilebilir.

 ·        VHS, kontrolsüz nüfus artışına, her geçen gün artan kentleşmeye, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki teknoloji ve yoksulluk farkına, kullanılan toprağa, çevreye ve iklime rağmen gelişmeye devam edecektir. Meydana gelen bu değişiklikler, sağlık sisteminin bir parçası olan VHS’ ye yeni görevler, sorumluluklar yükler . Bunlara ek olarak VHS’ nin aşağıdaki faaliyet alanlarında da değişiklikler meydana gelecektir:

ª              Tarım Yöntemleri Konularında

1.      Üretim yoğunluğundaki değişiklikler,

2.      Çevreyi korumaya yönelik ihtiyaç ve su kültürü gibi yeni yaygınlaşan yöntemler,

3.      Genetik mühendisliği, gen transferi v.b alanlardaki gelişmeler,

4.      Yem üretiminde ve korunmasında kimyasalların kullanılması,

5.      Ürünü artırmak ve hastalıklara karşı korumak için antimikrobiyeller’ in kullanılması,

6.      Köyden kente göç eden insanların kendi kültürlerini de yanlarında götürerek kenti kırsallaştırmaları, ( Bugün İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Bursa ve Diyarbakır gibi illerimizde yaşanan kentsel sorunlar bunlara en güzel örnek ) 

ª      Besin Üretim Zincirinde 

1.      Bir tek hayvandan sürü hayvanına kadar tüm hayvan topluluğunu kontrol altında tutmak için odaklanan noktanın değişmesi ( Tehlike Analizi Kritik Kontrol Noktaları )

2.      Besin zincirindeki tüm aşamaların gerçekleşebilmesi için bu zincirde çalışan herkese düşen sorumluluğun artması, 

3.      Besin ve yem üretimi, korunması ve pazarlanmasında kullanılan yeni teknolojiler, zehir atıklarına bağlı sorunlar ve bunlara bağlı artan hijyen standartları, 

4.      Tüketicinin istekleri doğrultusunda ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçlar. 

ª      Uluslararası ticaret, seyahat ve hareketlerde

1.      Hem bireysel hem de toplu uluslararası seyahat ve hayvansal ürün ticaretinin artmaya devam etmesi, 

2.      Seyahat ve göçe bağlı yeme alışkanlıklarındaki değişiklikler,

3.      Ürünlerin hem iç hem de dış pazarlarda onaylanmasını sağlayan, uluslararası anlaşmalar ve kanunlarda bulunan maddelerin yerine getirilmesi, (Bugün ülkemizin AB,WTO ve Küreselleşme doğrultusunda düzenlemelerin yapılması, ihracat ve ithalatta uygulanması )

4.      Tüketicinin ihracat ve turizm pazarlarından beklediklerinin değişmesi ve artan tüketici bilinci, ( Yeni uygulamaya konan Tüketici Kanunu ve Hakları, Gıda Güvenliği )

 

ª      İnsanlar ve Hayvanlar Arasındaki Etkileşimlerde

    1. Hayvanların neden olabileceği tehlikelerin oluşmasındaki değişiklikler ( Turizme, veya göçmen kuşlarına bağlı olarak virüslerin veya hastalık unsurlarının bir yerden dünyanın herhangi bir yerine rahatlıkla taşınıp salgın yaratabilmesi Örn:Kuş Gribi v.s )
    2. İnsanlar ve hayvanlar arasındaki insani ilişkilerin rolü, ( Son zamanlarda, bazı dünya ülkelerinde sosyal güvenlik sistemindeki sağlık harcamalarının azaltılabilmesi için hayvanlar, ruhsal hastalıkların tevdilerine yardımcı olarak kullanılmaya başlamışlardır. Ev kedi ve köpekleri ruh hastalarına yardım etmede başarılı bir şekilde kullanılmaktadırlar )
    3. Şehirlerde artan hayvan nüfusu nedeniyle ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar,( Büyük kentlerimizde gittikçe artan sahipli ve sahipsiz kedi ve köpekler,kafes kuşları veya tropikal bölge hayvanları besleme alışkanlıkları v.s)
    4. Biyomedikal nakiller ( Dış organ nakilleri )

ª       Doğal Afetler ve İnsanların Sebep Olduğu Felaketlerde

1.      Sel, kasırga gibi doğal afetlerde, endüstriyel ve nükleer kazalarda ve insanların sebep olduğu salgınlar gibi zor durumlarda ortaya çıkabilecek taleplerin karşılanması için VHS hizmetlerine artan gereksinim,

ª      Hayvansal Kaynaklı Hastalıklarda

İnsanlar ve hayvanlar arasında yaygınlaşan bulaşıcı hastalıkların öneminin artması,

 

ª       Azalan Kaynaklarda 

1.      Devlete ait fonlar azalmakta ve hizmetlerin özelleştirilmesi yaygınlaşmaktadır. ( Son yıllarda tüm dünyayı etkileyen küreselleşme olgusu karşısında tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi piyasa ekonomisine bağlı olarak devletin klasik üretim ve diğer faaliyetlerden elini çekmesi nedeniyle ülkemizde yapılmakta olan özelleştirme faaliyetlerini, devletin yapısındaki küçülmeye yönelik reformları ve bazı harcamaların kısılmasını, bazı Veteriner Enstitülerinin kapatılmalarını gösterebiliriz )

2.      Geleneksel VHS hizmetlerinin yapılandırılması,

3.      Hükümetlerin öncelikleri ve aldıkları kararlar,

4.      VHS’ nin Halk Sağlığı Sektörü’nde az tanınması ve anlaşılamaması,

ª       Değişikliklerde Kat edilen Mesafede

1.      Yeni bilimlere olan güven ve VHS’ de alınana temel kararlar.( Risk analizi, sosyal analiz )

2.      Fazla bilgiye, basın ilgisine ve etkin iletişime duyulan ihtiyaç,

3.      Esnekliğe ve yaratıcılığa duyulan ihtiyaç,

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki VHS hizmetleri incelendiğinde verilen hizmetlerdeki temel farklılıklar göze çarpar. Yapılan organizasyonlar ülkeler arası bilinç farklılıkları nedeniyle ülkeden ülkeye değişir. VHS’ nin asıl ilgi alanı; yerel, bölgesel ve ulusal düzeydeki yatay koordine mekanizması ihtiyaçlarıdır. Bu nedenle ihtiyaçların karşılanabilmesi ve toplum - seviye programlarının uygun olarak ayarlanabilmesi için resmi makamlar arasında güçlü bir iletişime, resmi olmayan kurumlara ve özel sektöre gereksinim vardır.

Toplumsal olarak bazı ülkelerdeki çarpık yapılanma ile de ilgilenilmektedir. Üye hükümetler, resmi ve özel veterinerlik hizmetleri arasındaki dengeyi bulma konusunda bilinçlendirilmelidir. Aslında VHS halk için bir hazinedir. Bu nedenle hizmetlerin ulaştırılması ülkelere göre farklılık gösterse de, VHS’ nin tüm sektörler tarafından kabul görmesi için hükümetler kendilerine düşen özel sorumlulukların farkına varmalıdır.

Önümüzdeki yıllarda VHS  aktivitelerinde  meydana gelebilecek önemli değişiklikleri veya ilgilendirebilecek yeni akımları şöyle sıralayabiliriz: 

·        Dünya  nüfusunun  2015  yılına  varmadan  iki  katına  çıkacağı  beklenmektedir.

·        Gelişmiş  ve  gelişmekte  olan  ülkelerde  çevre  kirliliğinden  kaynaklanan  sorunlar  artacaktır.

·        Küresel  ısınma  artmaya  ve  doğal  değişikliklere  neden  olamaya  devam  edecektir.

·        Zoonotik  hastalıkların  seyri  değişecektir. Geçtiğimiz  yıllarda  bu  hastalıkların  bir kısmı  yeni  yeni  tanımlanmış  bir  kısmı  ise  normal  seyrini izlemiştir. Hayvan hastalıklarının artmasını sağlayan birçok neden vardır. Çevrenin  değişmesini , hayvan  üretiminin artmasını bu sebeplere  örnek  olarak  verebiliriz.

Değişen  yaşam  tarzı, göçler, nüfus  yoğunluğu  gibi  sebeplerle  insanlarda  görülen  hastalıkların  da  seyri  değişecektir. Gelecek  yıllarda  gelişmekte  olan  birçok  ülkede  bile  HIV gibi bağışıklık  sistemini zayıflatan  virüsler  hala  ölümlere  neden  olmaya  devam  edecektir. Veterinerlik  hizmetlerinin  halk  sağlık  hizmetlerine  önemli  katkılarda  bulunduğunu  gösteren  değişikliklerin  ulusal  sağlık  birimlerinde  uygulanması  sayesinde  hükümetler  daha  yararlı  kararlar  alabilmekte  ve  daha  etkili  özelleştirmeler  yapmaktadırlar. Örneğin ; Avrupa’da  son  zamanlarda  yaşanan  BSE  krizi  ve geçtiğimiz aylarda Rusya’ da, daha önceleri uzak doğuda görülen global nitelikteki zoonotik özellikli Avian Influenza – Kuş gribi vakaları hayvan  üreticisi  ile  tüketicisi  arasındaki  sorumlulukların  önemini  bir  kere  daha  vurgulamıştır.

Hastalık sağlık ilişkisi

Tarihin ilk zamanlarından başlayarak uzun süre hekim, kendisine baş vuran hastaları iyi etmek veya hiç olmazsa acılarını hafifletmek için  uğraşan bir meslek adamı olarak çalışmıştır. Hekim ile hastanın ilgisi yakın zamana kadar, hastalık zamanına ve hastalık süresi çerçevesinde kalmıştır. Bu ilginin dar kapsamda kalması yanlış bir eylem olmuş  ve hekimin yalnız hastanın değil bütün bir toplum  sağlığını ilgilendiren  halk sağlığı ile ilgilenmesini, özellikle halkın hastalıklardan korunması ile ilgili görev almasını  engellemiştir. Bugün hastalıkları tedavi etmenin çok defa yeterli olmadığı bilinmektedir.

 

Şekil 1. Hastalığın doğal öyküsü

Birincil önlem:       Hastalık oluşturmaya yetecek faktörlere ve özellikle faktörler bütününe maruz kalınmasını engellemeye yönelik faaliyetler (Örnekler: Karantina, aşılama).

İkincil Önlem:        Klinik hastalık oluşmadan evvel mümkün olan en kısa zamanda hastalık süreçlerinin tespit edilmesine yönelik olarak tasarlanmış faaliyetler (Örnekler: Tarama testleri, ineklerin post -partum muayenesi, metabolik görünüm, somatik hücre sayıları).

Üçüncül önlem:     Tedavi.

      Veteriner eğitimi geleneksel olarak, bir hastalığın patogenezinin anlaşılması, hastalığın teşhis edilmesi ve uygun tedavinin uygulanması (üçüncül önlem) üzerinde odaklanmaktadır.  Birincil ve ikincil önlemlere yönelik tekniklerin daha az üstünde durulmaktadır.

Hastalıkların büyük bir çoğunluğunda mutlak ve tam bir iyileşme olası değildir. Önce  hastalığın oluşmasında rolleri olan aile, toplum, iş ve çevre koşulları iyice araştırılarak bunları düzenlemek ve eğer başarılı olunamıyorsa tedavi yoluna gitmek gerekir.  Kişinin yada toplumun bedensel, ruhsal ve sosyal yönden  iyi oluşunu dolaysız yada dolaylı olarak önemli derecede etkileyen fiziksel, biyolojik ve kimyasal etmenlerin ne olduklarını ve nasıl kontrol edilebileceklerinin de  incelenmesi gerekmektedir.

İşte bütün bu cümlelerle ifadesini bulan eylemlerin toplamına sağlık koruma  denir. Fert ve toplum olarak  insan sağlığının korunması  ve geliştirilmesi, yüksek seviyede uzun süre devam etmesi için, sağlıkla ilgili bütün bilgilerin bir sentezi olan “sağlık koruma” geniş bir kapsama  sahiptir.

İnsanın bedenen, aklen, ruhen ve sosyal yönden iyi gelişmiş bir vücut yapısına sahip olabilmesi ve bunu sürdürebilmesi kısaca sağlıklı ve üretken olarak yaşayabilmesi,  beslenme, kalıtım, iklim ve çevre koşulları gibi etmenlere bağlıdır. Sağlık  yalnızca hastalık ya da zaafın yokluğu değil tam fiziksel zihinsel ve sosyal esenliktir.

Sağlıklı genetik olarak iyi niteliklerle doğmuş, fizik, fizyolojik, mental ve psikolojik olarak normal gelişmiş bütün fonksiyonları uyum  ve denge içinde devam eden iyi nitelikli bir yapıyı ifade eder.

Fert ve toplum olarak  insan sağlığının korunması  ve geliştirilmesi,  yüksek seviyede uzun süre devam etmesi için, sağlıkla ilgili bütün bilgilerin bir sentezi olan sağlık geniş bir kapsama  sahiptir. Sağlık başlıca üç öğeden oluşmaktadır. Bunlar; bedensel sağlık,  ruhsal sağlık ve sosyal sağlıktır.

Sağlık kavramının hastalık kavramına bağımlı olarak tanımlanması yanlıştır. Sağlık ve hastalık birbirinin simetriği olamaz, çünkü pek çok hastalık var iken bir tek sağlık bulunmaktadır. Bu nedenle insanların hastalıklarının nedenlerini bulmak ve hastalıklarını tedavi etmenin yanısıra ve belki de bundan daha önemli olan sağlıklı olmanın temellerini tanımlamak ve sağlığı geliştirici çabalar harcamaktır.  Özellikle son yüzyıldaki sağlık istatistikleri incelendiğinde örneğin bulaşıcı hastalık görülme sıklığı ve ölümlerinin bile tıptaki gelişmelerden oldukça bağımsız olarak azalmış olması yeni çıkan hastalıklardan çevreye ilişkin etkenler ile yaşama biçimlerinin sorumlu olması, sağlık-hastalık kavramlarının yeniden ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir.Sağlık ve hastalık kavramlarının çok değişkenli sosyoekolojik konular olduğunun kanıtıdır. Bugün yaygın olarak kullanılan sağlık tanımı dünya sağlık örgütü kuruluş yasasında yer alan tanımdır. Buna göre ‘sağlık;

‘Sağlık, sadece hastalık ve sakatlık halinin olmayışı değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir’

Bu tanımda ‘iyilik’ kavramını açıklama güçlüğünün yanısıra ‘tam’ ın nasıl ölçüleceği cevabı zor olan bir sorudur. Öte yandan sağlığın ‘hal’ olarak görülmesi kişinin görev sorumluluğunu azaltarak statik bir duruma indirgemektedir.

Bunlara rağmen tanımda yer alan sosyal iyilik kavramı önemli bir gelişme olarak görülmelidir. Sağlık kavramını tanımlamaktan öte iyi anlayabilmekiçin sağlığı olumlu yönde destekleyen çeşitli etkenler (sağlık kaynakları) ile olumsuz yönde etkileyen koşullar ve etkenleri (sağlık riskleri) tanımak gerekir.

Çevre sağlığı-Halk sağlığı ilişkisi

İnsan  sağlığı çevre ile genetik örüntüsü arasındaki etkileşimin bir ürünüdür. Kişi daha döllenme anından başlayarak bir çok çevresel sorundan etkilenmektedir. Bu etkilenme doğumdan ölüme kadar çok değişik boyutlarda olmaktadır. Çevrenin boyutları sınırsızdır. İnsan üzerinde etkili olan, insana ulaşan tüm çevresel etmenleri kapsamaktadır. Bu nedenle çevre sağlığı olarak tanımlanan halk sağlığı alanı giderek daralırken, çevre hekimliği hemen hemen tüm ana klinik dalları kapsayacak boyutta gelişmektedir. Çevresel etkenler giderek halk sağlığında daha büyük önem kazanmaktadır. Bu ağırlık bir yandan yeni çevresel etkenlerin etkili olmaya başlamasına bir yandan da diğer halk sağlığı sorunlarının kontrol edilmeye başlamasına bağlıdır. İnsanın dışındaki her şey çevrenin öğesidir. Çevre kişi üzerindeki dış etkilerin bütünüdür. Çevreyi önce doğal ve yapay çevre olarak ikiye ayırabiliriz. Çevrede sağlığını doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen önemli etkenler bulunmaktadır. Aynı zamanda çevre, bir yaşamı sürdürme ve sağlama sistemidir. Bu sistemin en temel öğeleri su, yiyecek ve barınaktır. Sağlık açısından baktığımızda çevre üç ana grupta incelenir.

1.      Fizik çevre

2.      Biyolojik çevre

3.      Sosyokültürel çevre

Hastalık nedenleri ise bedensel ve çevresel nedenler olmak üzere iki grupta incelenebilir.

Bedensel nedenler

Gen hormon ve metabolik kaynaklı nedenlerdir. Bazı bünyesel nedenler bazı hastalıklara daha büyük oranda yakalanmaya yol açabilmektedir. Bunlar insan iç ortamı ile ilişkili bir durumdur. İnsan dış çevrenin etkilerine genetik yapısı ile cevap vermektedir.

Çevresel nedenler

  •  Fiziksel nedenler : Sıcaklık, soğuk, ışın, travma, içme ve kullanma suyu, atıklar, konut sağlığı, iklim koşulları, hava ve su kirliliği, giyeceklerimiz, kamuya açık yerler, sağlığa az ya da çok zarar verebilme olasılığı olan kuruluşlar, mezarlıklar başlıca fiziksel çevre öğeleridir.

  •  Kimyasal nedenler : Zehirler, kanser oluşuna neden olan bazı etkenler buna örnek verilebilir.

  • Temel madde eksiklikleri : Bazı maddeler vardır ki insanın sağlıklı olabilmesi ve hayatsal olayların yürütülebilmesi için dışarıdan alınmaları gerekir.İnsan ya da canlı bunu vücudundaki temel yapı taşlarından sentez edemez. Buna temel maddeler denmektedir. Vitaminler, esansiyel aminoasitler veya yağasitleri, mineraller gibi.

  •  Biyolojik etkenler: Mikroorganizmalar, asalaklar, mantarlar ve diğer etkenler biyolojik etkenleri oluşturur. Bunlar canlı vücudunda hastalık yapabilirler.

  •  Psikolojik etkenler: Çağdaş yaşamda sık duyulan stres vb durumlar.

  •  Sosyal, kültürel ve ekonomik etkenler

Bu durumda çevre :

1. Hastalıklar için zemin hazırlayabilir. Örneğin: iklim koşullarının solunum siste mi hastalıklarının artmasına yol açması, ortamda bulunan vektörlerin hastalıkların yayılımını kolaylaştırması gibi.

2. Çevre doğrudan hastalık nedeni olabilir.

3. Bazı hastalıkların gidişini ve sonucunu etkileyebilir.

Bütün çevre olumsuzlukları her üç etkiye de neden olabilir. Hava, su, toprak kirlenmesi doğrudan hastalık nedeni olabildiği gibi, bir kısım hastalıkların yayılımını kolaylaştırabilir ya da bir kısım hastalığın gidişini etkileyebilir. Fizik ve biyolojik çevre yakından ilişkilidir. Sözgelimi iklim canlıların yaşaması ve çoğalmasını etkiler. Jeolojik ve coğrafik özellikler toplumlar arasındaki bağlantıyı oluşturmaktadır ve hastalık etkenlerinin yayılımı açısından önemlidir. İnsanlar çevrede olumlu ya da olumsuz bir takım etkilere neden olabilir. İş yeri ve ortamı sağlıkla yakından ilişkilidir. Çevre üzerinde önemli etkileri olabilir. Sosyokültürel çevre de sağlıkla bağlantılıdır.

Çevre sağlığı bir çok meslek grubunun ekip hizmeti sunmasını gerektiren önemli bir sağlık sorunudur. Bir çok sektörün işbirliği olmadan çevre sağlığı sorunlarının çözümü mümkün olmaz. Toplumun ekonomik yapısı, ekonomik kalkınma çabaları ile bağlantılı olup, kentleşme süreci ile de yakından ilişkilidir. Bunun sonucunda başlangıçta alınacak koruyucu önlemler pahalı gibi görünürse de, sonradan bozulan çevrenin düzeltilmesiyle ilgili çabaların maliyeti ve olumsuz sonuçları göz önüne alındığında daha ucuz bir yöntemdir.

Çevre sağlığı, çevre fizyolojisi, uygulamalı fizyoloji gibi bilim dalları ile bağlantılıdır. Uygulamalı fizyoloji ve çevre fizyolojisi çevredeki olumsuz etkilerin insan ve canlı fizyolojisi üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çevre sağlığı halk sağlığının da önemli bir koludur. Sağlık elemanları, Veteriner hekimler, sağlık ve çevre mühendisleri çevre sağlığı konusunda işbirliği yapmak zorundadır. Sağlık elemanları çevresel öğelerin sağlık üzerindeki etkilerini belirleyerek çevre mühendislerine yol gösterirler. Canlı ve çevresi sürekli etkileşim içerisindedir. Çevre sağlığı uygulamalarının konularını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

1.İçme ve kullanma suyu

2. Atıklar

3. Konut

4. Hava kirliliği

5. Radyasyon

6. Aydınlatma

7. Havalandırma

8. Gürültü

9. Vektör kontrolü

10. Besinlerin sağlığa uygun hazırlanması ve tüketiciye sağlığa uygun biçimde iletilmesi

11. Mezarlıklar

12. Sağlığa az ya da çok zararlı olabilecek kuruluşlar

13. Çalışma koşulları

14. Kazalar ve önlenilmesi

15. Turist sağlığına yönelik uygulamalar

 Burada sayılan konuların her biri insan sağlığı ile yakından ilişkilidir. Sözgelimi sağlığa az ya da çok zararlı olabilecek kuruluşlar arasında sayabileceğimiz mezbaha örneğini ele alırsak, gerek çevreye gerekse içinde çalışanlara ve burada hazırlanan gıdalardan besin olarak yararlananlara değişik olumsuz etkileri olabilir. Çevre kirlenmesi ve çevre sağlığı yönünden çarpıcı bir örnek mezbahalar ve atıklarıdır. Mezbaha atıkları akarsu kirlenmesi açısından çok tehlikeli atıklardır. Eğer mezbaha atıkları arıtılmadan akarsulara verilecek olursa içerisindeki yağ ve organik maddeler canlılar açısından tehlikeli olabilir. Mezbaha atıklarının çevreye rasgele atılması ise sokak hayvanlarınca dağıtılmasına, insan ve hayvanlar arasında ortak bazı hastalıkların yayılmasına neden olabilir.

Mezbaha çalışanları da bu gibi hastalıklara yakalanma tehlikesinin yanı sıra, etlerin ve kesilmiş hayvan gövdelerinin taşınması ve hazırlanması sırasında meydana gelebilecek kazalardan da olumsuz etkilenebilirler. Mezbaha içerisinde askılı taşıma sistemleri olmadıkça iskelet sistemi ile ilgili olumsuz etkileri önlemek mümkün olmayacaktır. Mezbahanın fizik yapısı amaca uygun değilse daha değişik sağlık sorunlarına da yol açabilir.  Bu örnek çevre sağlığı ile ilgili konuların incelenmesinde bir çok etkenin göz önüne alınması gereğini göstermektedir. Biyolojik çevre sağlık açısından önemi dört öğe içerir:

1. Mikroorganizmalar

2. Vektörler

3. Bitki ve hayvanlar

4. Besinler

Mikroorganizmalar

Mikroorganizmalar ancak mikroskopla görülebilen canlılardır ve çevrede hemen her yerde yaygın olarak bulunmaktadır. Bazıları insan üzerinde hiçbir etki yapmaz. Bazıları insanlara zarar verirken bazıları yararlı olabilmektedir. Baklagillerin köklerindeki bakteriler havadaki nitrojeni bağlayarak proteinlerin sentezini kolaylaştırırlar. Yoğurt yapımı, fermantasyon gibi olaylar, bağırsaklarımızda bazı B grubu vitaminlerin yapımı yararlı mikroorganizmaların katkısıyla sağlanmaktadır. Ancak verem ve tifo basili, gibi insanlarda önemli hastalıklar meydana getiren, zararlı mikroorganizmalar da bulunmaktadır. Bunlar değişik araç ve yollarla insan vücuduna girer ve çeşitli hastalıkların meydana gelmesine yol açarlar.

Vektörler

Vektörler hastalık yapıcı mikroorganizmaları insanlara taşımakta olan eklembacaklılar ve kemiricilerdir. Bunlar arasında sıçan, fare gibi kemiricileri, sivrisinek, tahtakurusu, bit, pire, kene ve karasinekleri sayabiliriz. Vektörler sağlık açısından önemli bir grubu oluşturdukları için hayvanlardan ayrı olarak incelenmektedirler. Vektör ve kemiricilerle yayılan hastalıklar arasında tifüs, veba, kayalık dağlar benekli ateşi, riketsiyal çiçek, tifo, basili ve amipli dizanteri, treponozomiyazis, layşmanyazis, sıtma, sarı ateş, filaryazis, ensefalit gibi hastalıklar sayılabilir. Vektörlerle bulaşan hastalıkların ortadan kaldırılmasında başlıca yöntemler:

1. Kimyasal kontrol

2. Beslenme ve üreme ortamlarının yok edilmesi

3. Aracı ve taşıyıcı hayvanların yok edilmesi

4. Böcek kaçırıcıların kullanılması

5. Aşılama ve kemoprofilaksi olarak sıranalabilir.

Değişik kimyasal maddeler başta olmak üzere bir çok yöntem kullanarak vektörlerle savaşmamıza rağmen, hızla üreyen vektörlerin bunlara direnç kazanmaları nedeniyle tümüyle yok edebilmemiz mümkün olamamıştır. Vektörlere karşı kullanılan kimyasal maddeler önemli bir kirlilik öğesi de olabilir. Vektörlerin direnç kazanmalarını ve çevre kirliliğini önleyebilmek için bu gibi maddelerin çok dikkatli ve denetimli kullanılması gerekir. Günümüzde vektörlerle savaşabilmek için biyolojik yöntemlerden yararlanılmaya çalışılmaktadır. Sivrisineklerin sürfelerini yiyerek beslenen özel cins balıkları bunlara örnek olarak verebiliriz.

Kemiriciler

Bazı kaynaklar kemiricileri vektörler arasında sayarken bazıları ayrı bir grup olarak ele alırlar. Kemiricilerin kontrolü ile ilgili uygulamaların başında :

1. Kemiricilerin üreme ortamlarının yok edilmesi

2. Kemirici üremesine ve girmesine olanak vermeyecek bina yapımı

3. Çöplüklerin sanitasyonu

4. Rodentisit, kapan ve gaz uygulamaları gelmektedir.

Bitki ve hayvanlar

Bitkiler ve hayvanlar biyolojik çevrenin önemli bir öğesidirler. Hayvanlar alemindeki tüm canlıların hayatları bitkilere bağlıdır. Güneş enerjisinden yararlanarak bitkilerce fotosentez olayının gerçekleştirilmesi besin zincirinin başlangıcını oluşturur. Ekolojik dengesin korunmasında bitkilerin oynadığı rol daha önceki bölümlerde açıklanmıştır. Ancak bazı bitkiler diğer canlılar üzerinde zehirli etki yapabilirler.

Hayvanlar insan sağlığı açısından önemlidirler. İnsan ve hayvanların ortak hastalıkları olan zoonozlar önem taşır. Bu hastalıklar insanlara doğrudan hayvanların eti ve derisiyle temasla, etinin yenmesi ya da sütünün içilmesiyle bulaşabilmektedir. Brusella, kuduz, şarbon gibi hastalıklar zoonoz hastalıklardır.

Besinler

Gıdalarla ilgili olarak üretimden tüketime kadar hemen her aşamada kirlenme riski bulunmaktadır., Gıdanın ürün olarak eldesinden, saklanmasına ve depolanmasına, nakline ve daha sonraki işleme ve tüketilme aşamalarından kirlenme riski oldukça yüksektir. Mikroorganizmaların gelişmesine elverişli özellikteki gıdalarda, herhangi bir nedenle etken gıdaya bulaştığında, yeterli ısı ve süre sağlanacak olursa aşırı miktarda etken üreyebilir. Eğer bu gıda toksin ve mikroorganizmaların yok edilmesini sağlayacak işlemlere tabi tutulmayacak olursa, tüketiciler tarafından alınan bu gıdalar sağlığın tehlikeye düşmesine neden olacaktır. Gıdalarla bulaşan hastalıklarda temel etken insan ve hayvan dışkısıyla bulaşan hastalıklardır. Gıda sağlığı sorunlarının çözümü ile çevre koşullarının olumlu hale getirilmesine yönelik önlemler birbirini bütünlemektedir  Gıdaların etkeni taşıyan kirli sularla sulanarak yetiştirilmesi, kirli sularla yıkanması, kontamine kaplarda saklanması, etkenin bulunduğu sularda yaşayan bazı deniz hayvanlarının etinin yenmesi, gıda hazırlayanların ve işleyicilerin etkeni gıdalara taşıması en önemli kirlenme yolları arasında sayılabilir.

Halk sağlığı

Halk sağlığı toplumda  sağlık problemlerini engellemek, sağlık ve sağlığı desteklemeyi geliştirmek,  tüm sağlık problemlerini çözümlemek  için topluluğun organizasyonel çabasını içerir. Halk  sağlığı bireylerle değil toplumla ilişkilidir.

Hastalıların önlenmesi, sağlığın iyileştirilmesi, hastalıkların erdikasyonu,  rehabilitasyon ve bakım  için organize bir sistemdir.  Veteriner halk sağlığı halk  sağlığının bir belli başlı bölümüdür. Yeni tanımlamalarda  sadece insanın fiziksel  sağılığı değil aynı zamanda  insanın mental ve sosyal esenliğinin sağlanmasında hayvanların rolünü de kapsar.  Halk sağlığı kapsamında yer alan görev alanları çok çeşitlidir. Bunlardan başlıcaları:

Ä      Toplumun yeterli ve dengeli beslenmesi

Ä      Hastalık etkenleri ve sağlığa zararlı diğer etkenlerde erken tanı, sağıtım ve korunma

Ä      Temizlik ve dezenfeksiyon

Ä      Çevrenin temiz ve verimli kılınması

Ä      Veteriner halk sağlığının gelişimi 

Ä      Veteriner halk sağlığı  insanın verimliliğini ve  yaşam kalitesini sağlayan,  hayatı koruyan,  hastalıkları önleyen,

Veteriner hekimlik  sanatı ve uygulama çabalarını  içerir

Veteriner halk sağlığı  kamu sağlığının bir bileşenidir, profesyonel veteriner beceri ve bilginin uygulaması insan sağlığının korunması ve yaşam kalitesinin arttırılması için  kaynaktır.

 

Halk sağlığı; organize edilmiş toplum çalışmaları sonunda  çevre sağlığı koşullarını düzelterek, bireylere sağlık bilgisi vererek, bulaşıcı hastalıkları önleyerek , hastalıların erken tanı ve  koruyucu tedavisini sağlayacak  sağlık örgütlerini kurarak, toplumsal çalışmaları her bireyin sağlığını sürdürecek  bir yaşam düzeyini sağlayacak biçimde geliştirerek, hastalıklardan korunmayı, yaşamın uzatılmasını, beden ve ruh sağlığı  ile çalışma gücünün arttırılmasını sağlayan bir bilim ve sanat dalıdır.

Özetle halk sağlığı; toplumun hastalıklardan korunarak sağlıklı, yetenekli, üretken ve mutlu bir şekilde uzun yaşam sürmesini amaçlayan bir bilim ve sanat dalıdır.

Dünya sağlık örgütünün 1999 yılında yaptığı toplantıda  ise  “veteriner halk sağlığını;

“Veteriner hekimlik  biliminin uygulaması yoluyla  insanın fiziksel,  zihinsel ve sosyal  esenliğine katkıdır”

  olarak tanımlamıştır.

Hızlı teknolojik gelişmelerden ve dünyadaki küreselleşme hareketlerinden Veteriner hekimlikte payını almıştır. Dünyadaki gelişmeler ve yaklaşımlar veteriner hekimlere mevcut görevleri yanında farklı yeni görev ve sorumluluklar da getirmiştir.

Avrupa’daki tarımsal yapıda ve  hayvansal üretimde meydana gelen değişimler  Veteriner halk sağlığının   önemini arttırmıştır. Avrupa Birliğinin içerisinde sınır kontrollerinin kalkması ile hayvan ve hayvansal ürünlerin ticaretin küreselleşmesinin yeni  gözetim stratejilerini ortaya çıkarmıştır. Hayvan hastalıkları ve bulaşma yollarının gözaltında bulundurması veteriner halk sağlığının belli başlı görevinin birisidir. İnsanlar için riskin analizini içerip insan sağlıkın koruma için tedbirlerin alınmasını sağlar. Yeni yaklaşımlarda veteriner hekimler, gıda güvenliğinden de  sorumlu bulunmaktadır. Bu noktada gıda güvencesi ve gıda güvenliği ön plana çıkmaktadır

Veteriner halk sağlığının kapsamı

Veteriner halk sağlığı kapsamında doğrudan hekimlik ile ilgili yürütülen başlıca hizmetler;

Ø      Zoonozların niteliklerini saptamak, tanı ve sağaltımlarını yapmak ve bunlara karşı gerekli kontrol önlemleri almak

Ø      Hayvansal gıda üretiminde  kalite kontrolünü sağlamak (Çiftlikten sofraya güvenli gıda)

Ø      Halk sağlığı açısından tehlike yaratabilecek  hayvan ısırmaları, zehirlenmeler ve diğer hayvansal kökenli tehlikeler

Ø      Artık ve atıkları değerlendirerek bunlardan kaynaklanabilecek sağlık sorunlarını önlemek

Veteriner hekimliğin halk sağlığındaki görev ve sorumluluklarının artma nedenleri;

Ø      İntensiv yetiştiricilik

Ø      Hayvansal üretimin artması

Ø      Uluslararası ticaretin artması

Ø      Pet hayvanların  çoğalması

Yukarıdaki nedenlerden ötürü  başta hayvansal  kaynaklı hastalıklar olmak üzere çoğu hastalık etkeni ve sağlığa zararlı diğer etkenlerin yeryüzündeki yaygınlık dereceleri giderek artmaktadır.

Veteriner Hekimlik

Veteriner Hekimlik çok yönlü bir meslek olup; başta hayvan sağlığı olmak üzere, yetiştirme, ıslah, besleme, hayvansal orijinli gıdalar yönüyle halk sağlığı, çevre sağlığı, yem maddeleri üretimi, biyolojik maddeler üretimi uygulanması ve daha pek çok yönde bilgi ve beceri kazanılması gereken bir meslektir.

Veteriner hekim kısaca; hayvan sağlığının korunması için önlemler alan, hastalıklara tanı koyan, tıbbi ve cerrahi girişimlerde bulunarak hastalığın tedavisini sağlayan kişidir. Hayvan popülasyonlarının sağlıklarının korunması, büyük ve küçükbaş hayvanlar, arı, su canlıları, egzotik hayvanlar ile kümes hayvanlarının beslenmesi, üretimi, ıslahı, yetiştirilmesi ve verimliliklerinin arttırılması, hayvan hastalıklarının teşhis ve tedavisi, salgın hastalıkların önlenmesi, hayvansal ürünlerin üretim teknolojisi ve insan tüketimine uygunluğunun her aşamadaki sağlık kontrolü, hayvansal ürünlerde kirlenme, hayvansal atık ve atıkların yönetimi ile çevre kirliliği konuları veteriner hekimlerin sorumluluk alanındadır.

Veteriner hekimliğin görev alanını sadece hayvan sağlığı ile sınırlamak yanlış ve toplum zararına olacak kısır bir düşüncedir. Veteriner hekimliğin görev alanı doğrudan doğruya insan sağlığı ile de ilgilidir. Zira, hayvan sağlığı ile insan sağlığını birbirinden kesin olarak ayırmak mümkün değildir. Hayvanlardan insanlara direkt veya hayvansal ürünler üzerinden dolaylı olarak geçen hastalıklardan (zoonoz) insanların korunması ancak veteriner hekimlerin  sorumluluğundaki çalışmalar ile mümkündür.

Türkiye'de  Hayvan sağlığı

Hayvan Sağlığı ile ilgili hizmetlerin temel dayanağını 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğler oluşturmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca bu hastalıkların kontrolü, mücadelesi ve izlenmesine yönelik çalışmalar her yıl hazırlanan Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Programı kapsamında yürütülmektedir. Bu program  kapsamında  programlı  veya  stratejik  aşılama,  kordon  ve  karantina,  test  uygulaması, dezenfeksiyon, kesim veya imha, hayvan hareketlerinin kontrolü, izleme ve takip yöntemleri uygulanmaktadır. Geçmiş yıllarda büyük problemlere neden olan kaçak hayvan hareketlerinin kontrolü,   Veteriner   Kontrol   ve   Araştırma   Enstitülerindeki   bünyesindeki laboratuarların alt yapılarında iyileştirmeler, personel eğitiminin yoğunlaştırılması ve bütçe imkanlarının bir miktar iyileştirilmesi, programlanan çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi neticesinde son yıllardaki mücadele çalışmalarında ilerlemeler kaydedilmiştir. Hayvan sağlığını korumaya yönelik çalışmaların temel taşını oluşturan hayvanların tanımlanması çalışmalarına "Geviş Getiren Büyükbaş Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği'nin 4 Haziran 2000 tarihinde yayımlanmasını takiben başlanmıştır.

Türkiye'de hayvan sağlığı ile ilgili hizmetlerin yürütülmesinden Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü sorumludur. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nde doğrudan veteriner hizmetleri ile ilgili Hayvan Sağlığı Hizmetleri, Hayvan Hareketleri ve Karantina Hizmetleri ve Halk Sağlığı Hizmetleri olmak üzere 3 Daire Başkanlığı bulunmaktadır. Ayrıca, veteriner ilaçları, hayvansal gıda, yem ve su ürünleri konularında da diğer Daire Başkanlıklarının içerisinde birimler bulunmaktadır.

Hayvan hastalıklarının önlenebilmesi ve halk sağlığının korunabilmesini sağlamak amacıyla tüm canlı hayvan ve hayvansal ürün nakillerinde menşe belgesi düzenlenmesi ve bu belgenin veteriner hekim kontrolleri yapılarak sağlık raporuna çevrilmesi zorunludur. Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ihracat, ithalat ve transit geçişlerinde kontroller Bakanlık İl, İlçe ve Tahaffuzhane ve Gümrük Veteriner Müdürlüklerince 3285 sayılı HSZK hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.

Canlı hayvan ve hayvansal ürünler için uluslararası ihracat sağlık sertifikaları Bakanlık İl Müdürlüklerinde görevli yetkili veteriner hekimlerce düzenlenmektedir.

AB’ye üçüncü ülkelerden ithal edilen canlı hayvan ve hayvansal ürünler veteriner kontrol noktalarında kontrol edilmekte, sağlık yönünden uygun bulunmaları durumunda ithal edilmektedirler. Bu sebeple, her üye ülke karantina tesis ve laboratuarlarını mevcut standartlara göre kurmak ve çalıştırmak zorundadır.

Mevcut Tahaffuzhane ve Gümrük Veteriner Müdürlükleri karantina imkan ve tesisleri yönünden AB sınır veteriner kontrol noktalarından oldukça geride bulunmakta olup, bunların bazı temel analiz işlemlerini yapabilecek laboratuar imkanları da bulunmamaktadır. Söz konusu tesislerin AB standartlarına ulaştırılması ve sınırlarımızın uygun noktalarında yenilerinin tesis edilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. 

3285 sayılı HSZK gereğince belirlenen ihbarı mecburi hayvan hastalıklarının yabancı ülkelerde çıkması durumunda, insan ve hayvan sağlığını korumak maksadıyla söz konusu ülkelerden bulaşmaya vasıta olabilecek canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin Türkiye’ye ithalatı yasaklanmaktadır.

Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalat sağlık şartları Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi (OIE) kuralları ve AB mevzuatı çerçevesinde belirlenmektedir. Canlı hayvan ve hayvansal ürünler için ihracatta Uluslararası Veteriner Sağlık Sertifikaları AB normlarında yeniden hazırlanmaktadır. Bu çerçevede, AB’ye at ihracatı sağlık sertifikalarının hazırlıkları tamamlanmış ve uygulamaya konulmuştur.

Salgın nitelikli bazı hastalıklar (özellikle şap hastalığı) için acil eylem planı bulunmakla birlikte bunun dışındaki diğer hastalıklar için de acil eylem planlarının devreye sokulması planlanmaktadır.

Türkiye’deki hayvan sağlığının takibini sağlayan bir bilgi-veri toplama sistemi mevcuttur. Bu sistem Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesindeki kuruluşlar arasında (Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, İl ve İlçe Müdürlükleri, Enstitüler, Laboratuarlar ve Tahaffuzhane ve Gümrük Müdürleri vb.) faks, yazışma ve telefon ile sağlanmaktadır. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü bünyesinde bir bilgisayar sistemi bulunmakta, bu sistem ile yurtdışı bağlantılar da sağlanmaktadır. Daha sağlıklı bir veri toplama sistemini oluşturmak için bu sistemin hayvan sağlığı ile ilgili tüm birimleri kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Türkiye’deki hayvancılık ile ilgili hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülebilmesini teminen hayvanların kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. AB mevzuatına uygun olarak yönetmeliği çıkarılmış ve bir kısım hayvanlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve üretici birlikleri tarafından kayıt altına alınmış olmakla birlikte, bu konudaki çalışmalar henüz çok yeni ve yetersiz düzeydedir.

Hayvan sağlığı hizmetlerine yönelik olarak kurulmuş özel veteriner hekim klinikleri, hastaneleri, laboratuarları vb. gibi kuruluşlar 3285 sayılı HSZK’ya bağlı olarak çıkarılmış yönetmelikler kapsamında, hayvan kesim yerleri, mezbahalar ile parçalama, soğuk depo, et ürünleri üretim tesisleri yine 3285 sayılı HSZK ve 5179 sayılı  Gıda Kanunu  kapsamında çıkarılan yönetmeliklere göre Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile İl ve İlçe Müdürlüklerince kontrol edilmektedir.

 

BAŞA DÖN

 

Her  hakkı saklıdır.  Mustafa Tayar  2005