İÇİNDEKİLER

 

 

Kasaplık hayvanlarda görülen parazitleri 3 grup altında  toplayabiliriz.

              Et tüketimi yoluyla İnsanlara geçen parazitler: Bu grupta olanların en önemlileri,  Taenia solium,  Taenia saginata,  Trichinella spiralis,   sarkosporidi'lerdir.

              Önce kasaplık hayvanların yenen kısımlarından köpeklere ve sonra da köpeklerden insanlara geçen  parazitler :Taenia echynococcus

              Et ile insana geçmeyen fakat hayvanlarda yaptıkları zarar nedeni ile ekonomik kayıplara neden olan parazitler: Distomatose etkenleri,  piroplasmose etkenleri,  ektoparazitler, akciğer,  mide-bağırsak kıl kurtları.

I. Etlerle hayvanlardan insanlara geçen parazitler

SIĞIR SİSTİSERKOZU (CYSTİCERCUS BOVİS)

Etken

Erişkin şekli Taenia saginata larva şekli Cysticercus bovistir. Olgun şekli insanda taeniose oluşturur. Bu taenia'nın 1000'den fazla halkası vardır. Sistiserkli sığır etinin çiğ veya az pişmiş,  kanlı olarak yiyenlerin ince bağırsaklarında görülür. 25 metreye kadar varabilen uzunlukta olabilirler. Ömürlerinin on yıldan uzundur. Larva şekilleri sığır sistiserkozunu yapar. 7, 5-9 mm. uzunluğunda 5.5 mm çapında bezelye büyüklüğünde beyaz bir kese olan bu sistiserkler dil çene ve kalp kaslarında daha çok görülmektedir.  İnsanların dışkıları ile etrafa yayılan T.saginatanın olgun halkaları ve yumurtaları sığırlar tarafından alındığında,  onkosfer'leri serbest hale geçer. Bağırsağı geçerek kan yolu ile organlara yayılır.

 Et muayenesi bulguları

              Et muayenesinde özellikle sistiserklerin yerleştiği kaslar muayene edilir. Genç hayvanlarda daha çok myokard'da lokalize olmaktadır. Muayene ilk olarak masseter kaslarından yapılmalıdır. Kesitler mandibulaya paralel olarak yapılmalıdır. Daha sonra hareketli kaslardan boyun kaslarının muayenesi yapılır. Sığır etinde sistiserklerin insanlarda taenia haline gelebilmeleri için canlı olmaları şarttır. Sistiserklerin canlılık muayeneleri %50 taze sığır safrası karıştırılmış fizyolojik su ile yapılır. 37°C'lik etüvde 3-4 saat bırakılan sistiserkler,   scolex'lerini ve boyunlarını dışarıya uzatılır.

Etler hakkında karar

              Sığırlarda C. bovis,   domuzlarda Cysticercus cellulosae içeren etlerde bir el ayası kadar kesitlerde canlı  veya ölmüş parazit sayısı bir adet ise şartlı olarak el konulur. Parazitli et kısımları temizlenir. Geri kalan vücudun  tamamı pişirilir veya 21 gün salamurada veyahut aynı sürede -6°C'de muhafaza edildikten sonra serbest bırakılır. El ayası kadar yapılan kesitlerde parazit sayısı birden fazla ise hayvanın bütün vücudu deri hariç organlarına da el konularak imha edilir.

Az sistiserkli etlerin değerlendirilmesi

              Isıtarak; Bazı araştırmacılar sistiserkin 57°C'de 16-17 dakikada öldüklerini tespit etmişlerdir. Ancak sistiserkli etlerin ısıtılmak koşuluyla serbest bırakılmaları halinde uygulanan işleme göre,  merkezde ısı 80°C ve kalma süresi 10 dakikadır.

              Soğutarak; Soğutmayla sistiserklerin ölme süreleri üzerinde literatürlerde verilen bilgiler çelişkilidir. Bununla beraber etin merkezinde  ısı -30°C'yi bulduğunda 24 saat içinde sistiserkler ölmektedir.

              Salamura ile; Sisitiserkler tuza karşı da hassastır. Tuzun etkisiyle ölmeleri için etin merkezinde en az %2 oranında tuz bulunması gerekir. Saf tuz içerisinde 15 dakikada ölmektedir.

CYSTİCERCUS CELLULOSAE

              İnsanda yaşayan Taenia solium’un larva şeklidir. 6-20 mm uzunluğunda 3-10 mm genişliğinde bir keseciktir. Bu sistiserk domuz,  insan,  köpek,  kedi kaslarında kasların bağ dokularında yaşarlar. Kaslardan başka beyinde, deri altında, göz,  karaciğer , akciğer ve böbreklerde görülür. Kasaplık hayvanlar içerisinde domuzlarda bulunur.

Et muayenesi bulgular

              Domuzlarda çok şiddetli olaylarda dilin altında görülebilir. Et muayenesinde özellikle karın diyafram,  sternum, interkostal, kalp dil ve masseterler kontrol edilir. Sistiserkler kas lifleri arasında bezelye veya ufak fasulye iriliğinde su kesecikleri şeklinde görülür. C.cellulosa ilk gelişme devresinde C.tenuicollis ile karıştırılabilir. Ancak C.tenuicollis yalnız iç organların serozaları altında ve serozalarda bulunmasıyla ayırt edilir.

Etler hakkında karar

              Domuzlarda kas kısımlarında fazla miktarda sistiserke rastlanırsa imha edilmesi gerekir. Az sistiserkli domuz etleri,  sığır sistiserkleri için uygulanan hükümlere göre değerlendirilir.

TRİŞİNELLOZ (TRİCHİNELLOSE)

Etken

              Trichinella spiralistir. Kasaplık hayvanlarda başlıca domuzlarda görülür. Olgunlar ince bağırsakta, larvaları çizgili kaslarda yaşar. Trişinli et yenildiği zaman kaslar içinde olan larvalar ince bağırsaklarda trişin kistlerinden çıkarak serbest hale gelir ve ince bağırsağın mukozasında 5 gün içinde olgunlaşır. Çiftleşmenin ardından dişiler ince bağırsak mukozasını delerek kan ve lenf yoluyla vücudun her tarafına yayılırlar. Kan yoluyla kaslara gelen genç trişinler kas liflerinin sarkolemine girerler. Trişinli et yenildikten 3 hafta sonra gelişmelerini tamamlayarak 0.7- 1 mm uzunluğuna erişirler. Parazit kistin içinde kıvrımlı bir durumdadır.

Et muayenesi bulguları

              Trişinler bütün iskelet kaslarında homojen bir şekilde dağılmış olarak bulunmazlar. Bazı kas grupları,  diğerlerine nazaran ve devamlı olarak parazitleri içermektedir. Bu organlar diyafram, gırtlak ve dil kaslarıdır. Bunlardan alınan numunelerin mikroskobik (Trichinoskop ile) muayenesi yapılmalıdır. Trişinlerin 65°C'de öldükleri bildirilmektedir. Ancak pratikte etin merkezinde ısının 80°C'de 10 dakika etki etmesi istenmektedir. Trişinler -20°C'de 30 saat,  -30°C'de 40 dakika canlı kalabilmektedir.

Etler hakkında karar

              Domuzlarda diyafram, gırtlak ve dil kaslarında altışar adet olarak alınan numunelerin mikroskobik incelemesinde 9 veya daha fazla trişin bulunduğu takdirde imha edilmesi gerekir.

              II.İndirekt olarak insanlara geçen parazitler

ECHİNOCOCCUS GRANULOSUS

Etken

              Köpeklerin ince bağırsağında yaşayan,   2.5-6 mm uzunluğunda Taenia echinococcus veya Echinococcus granulosus diye isimlendirilen parazittir. Yumurtaları alan insan,  koyun,  sığır ve domuzların bağırsaklarında serbest kalan onkosfer bağırsak cidarını delerek vena porta yolu ile karaciğere gelir. Onkosferlerin bir kısmı vücudun çeşitli organlarına giderek (akciğer,  kalp,  böbrek,  kemik,  pleura,  göz boşluğu,  beyin,  sinir sistemi ve kaslar) oralara yerleşerek kist hidatiği oluştururlar.

Et muayenesi bulguları

              Ülkemiz koyun ve sığırlarında %75 oranında görülür. Parazit daha çok karaciğer de görülür. İçi sıvı dolu hidatik keselerin bulunduğu organlarda  kolaylıkla göze çarparlar.

Organlar hakkında karar

İçinde ekinekok, distom, senür,  bulunduğunda genel hüküm: 

 Eğer bir organda pek çok olup, ayıklanmasına imkan yoksa bu  organ tamamen imha edilir.              

-Eğer ekinekok lokal ve yaygın değil ise yalnız bu kısımlar kesilir,  imha edilir. Sağlam organ kısımları serbest bırakılır.

KOYUN SİSTİSERKOZU ( CYSTİCERCUS OVİS )

              Erişkin şekli Taenia ovis larva formu ise Cysticercus ovis'tir. Olgunları köpeklerin ince bağırsağında yaşar. Olgun şekli 110 cm. uzunluğunda ve başında 24-36 çengel vardır. Köpeklerin meralara bıraktıkları yumurtaları alan koyun ve keçilerin iç organlarında,  kaslarında pleura, diyaframa ve kalplerinde kistler şekillenir.

Kesim sonrası et muayenesi

İç organlar, kaslar, pleura  ve kalp bu sistiserk yönünden muayene edilir.

Etler hakkında karar

Sistiserk az olduğu zaman temizlenir. Fazla olursa etler imha edilir.

III.Et ile insanlara geçmeyen fakat ekonomik önemi olan parazitler

TAENİA HYDATİGENA

              Etkeni Taenia hydatigena'nın larva şekli olan C.tenuicollis'tir. Uzunluğu 75 cm ile 5 m. arasında değişir. Olgun şekli köpeklerde görülür.  Dışkı ile çıkan yumurtalar kasaplık hayvanlarda karaciğer ve karın boşluğunda yerleşir. Burada kalbe ve diğer organlara giderse de çoğunlukla karaciğer parankimasının kanallarında serozanın altına gelir. Karaciğer kapsülü  sarı yeşil sarı-yeşil veya beyaz renkte yollar açar. Genç hayvanlarda hepatitis yapar,  kuvvetli invazyon kuzuları öldürür. Kapsül altındaki larva şekli karın boşluğuna dökülerek değişik organlarda  değişik büyüklüklerde su keseleri oluşturur. Kese içinde beyaz renkte parazitin başı görülür. Ülkemiz koyunlarının %60-90 oranında rastlanılır.

Et muayenesi bulguları

              Karaciğer,  periton ve akciğerlerde sistiserk keseleri kolayca görülür. Özellikle genç hayvanlarda karaciğere kesitler yapılarak larvalar aranmalıdır.

Etler hakkında karar

              Temizlenebilir organlar temizlenip serbest bırakılmalı ve eğer sistiserkten ileri gelen bozukluk fazla ise imha edilmelidir.

TAENİA OVİS

              Cysticercus ovis adı verilen larva şekilleri koyun ve keçide kalp ve diğer organlarda nadiren su keseleri yapar. Köpeklerin ince bağırsağında yaşayan bu şerit uzunluğu  4.5-11 cm. genişliği 4-8.5 mm’dir. Yumurtaları alan koyun ve keçilerin iç organlarında ,  iskelet ve kalp kaslarında 3.5 mm uzunluğunda ve 2-4 mm genişliğinde kesecikler oluşturur. En çok bulunduğu yerler kalp ve diyaframdır. Çene kaslarında,  dilde bazende  iskelet kasları,  yutak ve akciğerde de bulunabilir. Koyun sistiserkleri dokularda çabuk ölürler. İnvazyonun 3. ayından itibaren özellikle kalpte bulunan sistiserkler ölmeye başlar. Bu nedenle yaşayan sistiserkerlerle birlikte kireçlenmiş olanlara da rastlanır.

Etler hakkında karar

              Sistiserklerin az olduğu olaylarda  et ve organlar temizlendikten sonra serbest bırakılır.

Distomatoz

              Distomatoza en çok trematodlardan Fasciola hepatica,  F.gigantica ve Dicrocoelium dendriticum (lanceatum) neden olur.

FASCİOLA HEPATİCA,  F. GİGANTİCA

              Su sümüklülerinden geçerek gelişen larva şekillerinin yem ve su ile alınmasından sonra bu trematod koyun, keçi,  sığır, manda ,  deve,  domuz ve diğer hayvanlarda görülür.  Karaciğer gelen larvalar safra kanallarında cinsi olgunluğa erişirler. Çıkardıkları toksinler ve bağırsaktan gelen mikroorganizmalar safra kanallarında cholangitis oluştururlar. F.gigantica hepaticadan biraz daha uzun ve her iki ucu daha az sivridir. Safra kanallarına dikine yapılan kesitlerde kolaylıkla görülebilir.

Karar

              Bozukluk fazla ise irinli,  sertleşmiş, sirozlu ve kireçlenmiş karaciğerler  imha edilir. Sadece safra kanallarına lokalize olmuş enfeksiyonlarda, lezyonlu bölgeler uzaklaştırılarak geri kalan kısımlar  tüketime sunulur.

DİCROCOELİUM DENDRİTİCUM (LANCEATUM)

              Bu parazit 6-12 mm uzunluğunda ve 1.5-2.5 mm kalınlığındadır. Gelişmesinde iki ara konakçıya gereksinim gösterir. Bunlardan birincisi kara sümüklüleri ikincisi karıncalardır.  Bu trematodlar koyun, keçi, sığır,  domuz gibi kasaplık hayvanların safra yollarında bulunur. Çok defa Yalnız olarak bazende fasciola hepatica ile beraber bulunur. Parazit oldukça küçük olduğundan karaciğer ve safra kanallarının dikkatli muayenesi gerekir. Organlar hakkında karar fasciola'da olduğu gibidir.

     COENURUS CEREBRALİS (SENÜROZ)

              Etkeni köpeklerin ince bağırsaklarında yaşayan 40-100 cm uzunluğunda Multiceps multiceps'in larva şekli olan Coenurus cerebralis'tir. Köpeklerden başka  tilki, çakal gibi diğer karnivorlarda da bulunur. Coenurus yavaş gelişen bir larvadır.  Merkezi sinir sisteminin her yerinde lokalize olabilen C.cerebralis,  daha çok hemisferle cerebellum arasında yerleşmektedir. Bir tavuk yumurtası büyüklüğüne kadar büyüyebilen, yumuşak ince zarlı saydam bir kesedir. Kesenin iç tarafında saydam olmayan beyaz yumrular görülür.  Bunlar parazitin çok sayıdaki başlarıdır. Bir beyinde 30'a varan kese oluşabilir.  Ayakta muayene bulguları kistin bulunduğu bölgeye göre değişir. Körlük, dengesizlik ve hastalığın karakteristik semptomu olan dönme hareketi görülür. Et muayenesinde başta beyin olmak üzere omurilik,  muayene edilerek etken aranır.

          SARKOSPORODİ

              Omurgalı hayvanlarda kas fibrilleri ve bağ doku içinde beyazımsı renkte kistler halinde görülen,  sistematik yeri kesin olmamakla birlikte protozoon sayılan bir parazittir. Kas iplikçikleri arasında yerleşen ve iğ şeklinden küre şekline kadar değişen kesecikler halinde olan parazitler zamanla kireçlenerek gözle görülür büyüklüğe ulaşır. Kistler genellikle çizgili kaslarda,  kalp kasında ve bazende düz kaslarda yerleşerek sarkosporodiosis'e neden olur. Sarkocystis'lerin hayat siklusunda eşeyli dönem ve ara konakçı bulunmaz. Kesim öncesi belirgin bir semptomu bulunmadığı için teşhisi güçtür.

Sarcosporidia’lar sarkosistis soyunda yer alan, omurgalıların kas fibrilleri ile  konjuktif dokuları içerisinde beyaz renkte kistler şeklinde görülen parazittir. Tüm dünyada sığır ve koyunlarda yaygın olarak bulunur.  Sığır ve donuzlarda bulunan Sarcocystis hominis ve S.suihominis, son konakçılarının insan olması nedeniyle önemlidir. Koyunlardaki sarkosistislerin yaşam siklusu sığıra benzemesine rağmen, her türün kendine özgü son konakçısı vardır.

Koyunlarda bulunan tür S. tenella olup , kistleri buğday tanesi  şeklinde, küre veya oval formdadır. Kistler en fazla özefagusta bulunur. Bununla birlikte dil, farenks, lerenks, diyafram ve iskelet kaslarında da görülebilir. Özefagusa yerleşen kistler bağ doku içerisinde olup, süt beyazı renginde, büyüklükleri, ise darı tanesinden fındık büyüklüğüne kadar değişir. Kistlerin üzerine basıldığı zaman spororzoitleri içeren jelatinöz beyaz bir içerik çıkar.

S.blanchardi, S.mirsuta ve S. cruzi ise sığır ve mandalarda dil, kalp , diyafram ve masseter gibi hareketli kaslara yerleşir. Hafif olgularda kaslar bir gece soğuk muhafazada bekletildikten sonra, masseter kaslarına yapılan kesitlerde ksitler görülür. Kaslardaki  lezyonlar benek tarzında, 10 cm’ye kadar varan katı, yeşilimsi odaklar halinde görülebilir. Lezyonlar bazen tüm iskelet kaslarına yayılmış olabilir.

Sarkosporidili etler hakkında karar

              Parazit lokal olarak bulunuyorsa o kısım temizlenir. Et ve diğer kısımların tüketimine izin verilir. Eğer; parazit az olmasına rağmen , etler kaşektik veya rengi  bozulmuşsa, kaslarda eozinofilik myozitis oluşmuşsa yağlar hariç , gövdenin tamamı imha edilir.

 

 

Her  hakkı saklıdır.  Mustafa Tayar  2005